bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2012

Bi Party House'da Bahar

Bahar Ankara'ya gelmiş diyecektim ama aslında hazirana geldik ve yaz geldi. Bahar yağmurlarla dolu dolu geçti bu sene. Etraf yeşillendi, börtü böcek canlandı, doğa uyandı yeniden. Okulların kapanması yaklaştı, mezuniyet partileri, doğum günleri de hızlandı. Ben de blogumda son 6 ayda en çok tıklanan kayıt hakkında, yani Bi-Party House hakkında yeniden yazmak istedim. Oran yolu, MSB lojmanları arkasındaki villayı yeniden ziyaret ettim. Buranın sahibi Bilge Apaydın, Bi Party House'da, özenle çalışarak baharı getirmiş. Masa örtüleri, Amerikan servisler, tabak- bardaklar , hatta sandalyeler bile değişmiş. Güzel de olmuş.
Daha önceki Bi-Party House yazısını, karlı bir doğum günü partisi hakkında yazmıştım. Şimdi gördüğünüz resimler ise Mayıs ayında yapılan özel bir davete ait. Sizin arzunuza göre her türlü davet için hazırlık yapılabiliyor. Kahvaltı, brunch, hafta içi çay daveti, hafta sonu partisi her türlü hizmet sunuluyor. Sadece çocuklar için değil, büyükler de parti verebiliyor, çay saati düzenleyebiliyor. Kendinizi evinizde hissedin, burada concept ' Ev Tadında Partiler'.
Yiyecek- içecekler de sizin isteğinize göre hazırlanıyor, özellikle içli köfte, dolma gibi ürünler ahçılar tarafından hazırlanıyor. Çocuklar alt katta gönüllerince eğlenirken, siz ekrandan çocuklarınızı görebiliyorsunuz. Villanın yeri de rahat, sessiz ve huzurlu bir mekan. Park yeri geniş, manzarada ise vadiyi ve arkasında Elmadağ'ı görebilirsiniz.
Bi- Party House. İlkbahar Mahallesi, Galip Erdem Caddesi, 621. Sokak, No 22, Oran Yolu, Ankara
Telefon. 0312/4911200 ve 0532/2161326

28 Haziran 2011

Hacıbayram



Hacıbayram kebapçısı Nazım Usta diye sorun, Hacıbayram civarında herkes bilir bu minik kokantayı. Cuma günleri özellikle çok kalabalık olur. Çocukken anneannemle gezdiğimizden mi bilmem, ben severim Hacıbayram Camii ve civarını. Eski Ankara kokusu vardır etrafta, eski evler, eski sokaklar. Ara sıra gider, eski zamanları hatırlarım. Bu dönerciyi de önce babamdan duymuştum. Hani dedim gitmişken ne yesem oralarda diye bakınırken. Ankara döneri diye bilinen döner budur işte, sadece etten oluşan yaprak döner. Ankara için yaptığım araştırmalara göre, burası Ankara dönerinin en iyi adreslerinden biri. Hacı Bayram Camii Avlusunun içinde. Sadece bu özel döneri yemek için gelenler var. Küçük bir mekan. Toplam 5-6 masası var. Devamlı dolu. Et döner üzerinde pide ile servis yapılıyor. Yanında salata geliyor. Porsiyonu 10 TL.

17 Mayıs 2011

Elizinn Cafe

Elizinn Tunalı Hilmi Caddesinin tam ortasında güzel bir cafe. Hem restaurant hem de pastane şeklinde hizmet veriyor. Pastane-cafe olarak çok güzel ürünleri var. Pastalar, özel gün çikolata ve pastaları, tuzlu ve tatlıları gerçekten çok güzel ve taze. Kendi üretimleri olan çikolataları da var. Günün farklı saatlerinde kahvaltı, açık büfe seçenekleri var. Pastane olarak çok güzel ama, restaurant için aynı şeyi söyleyemem. Resimdeki gibi denediğim sandviç,salata veya dürüm gibi ürünler yeterince iyi değildi. Birkaç farklı ürün denedim ama beğenmedim.
Hamile iken doktor kontrolü sonrasında burada oturur, durum değerlendirmesi yapardık. Bu yüzden bende özel anıları olan bir yerdir. Üst katı özellikle Tunalı Hilmi manzarası için severim. Alt kat bahçesi de çok popüler. Etraftaki yabancılardan da gelen oluyor.
Kısacası, pasta, çikolata, tatlı ve tuzlu çeşitleri, açık büfe kahvaltıları için evet, yemek için hayır diyorum.
Adres. Elizinn Patisserie Restaurant, Tunalı Hilmi Caddesi, 81/A, Kavaklıdere, Ankara

11 Ekim 2010

Göksu Restaurant Esat

Ankara Kızılay'daki ilk Göksu restaurantı genç yaşlı bir çok kişinin tercih ettiği bir mekan. Sanıyorum en öneli özelliklerinden birisi de içkili bir lokanta olması. İlk izlenim olarak benim tercihim değildi açıkçası. Neden tam olarak bilemiyorum. Esat Nenehatun Caddesi üzerindeki yeni açılan 5 katlı yeni yerlerine ise uzun zamandır gelmek istiyorduk. Özellikle eşim Ramazan ayında oruçlu olduğu için gelmek istedi. Bu sene Ramazan ayının son günlerinde buraya rezervasyon yaparak geldik. İftara uygun olarak fix menü uygulaması olduğunu ama sadece guruplar için uyguladıklarını söylediler.  Bana tuhaf gelse de yine de 2 kişilik rezervasyon yaptırdık. İftar saatinden önce tüm masalara bir kaç çeşit iftariyelik hazırlanmış. Biz menüden kuzu tandır ve ızgara köfte seçtik. Başlangıç olarak ise güzel bir çorba içtik. Yemekler güzel, servis biraz yavaş ama iyiydi. Özellikle yukarı çıkarak katları gezdim. Her katta ayrı bir gurup iftar yemeği veriyordu. Giriş katında ise hem içki içenler hem de iftar yapanlar birlikte yemek yiyorlardı. Yemeğin sonunda porselen demliklerde çay ikram edildi. Sonuç olarak güzel bir yerde kaliteli yemek yedik. Ramazan ayında çok kalabalık olduğu için doğrusu tavsiye edemem. Fiyatlar ortalamanın üzerinde. Nenehatun caddesinin üzerinde araba parketmek ciddi bir problem. Mekanın kendi otoparkı yok, çocuk oyun parkı yok,bahçesi yok. Ne kadar güzel bir yer olsa da benim beklentilerime cevap vermiyor.
Ek bilgi. 04.09.2010 tarihinde yediğimiz 2 Göksu çorba+Kuzu tandır+ zeytinyağlı enginar+patlıcan salatası+ızgara köfte+ taze portakal suyu+meyva suyu için toplam 81.13 TL ödedik. Hizmet bedeli olarak faturaya eklenen 7.30 TL bana bu işletmenin adeti olsa da fazla geldi.
Adres. Nenehatun Caddesi No.5, Çankaya Ankara. Telefon. 312/437 5252

17 Haziran 2010

ODTÜ Vişnelik

Vişnelik eşim de ben de ODTÜ mezunu olduğumuz için bazen gittiğimiz bir yer. İlk zamanlar daha iyiydi ama yıllar geçtikçe bence yıprandı. Bakım ve yenileme çalışmaları yapılması gerekli. Yeri çok zor bulunuyor. Sonradan yapılan binalar etrafını sardı, tesis adeta arada kayboldu gitti. Halbuki çok güzel Ankara manzarası var. Özellikle yazın havuz kenarında brunch yapmak keyifli. Yine yazın tesislerde çim amfi konserleri yapılıyor. Cuma ve cumartesi akşamları canlı müzik var. Arada sırada özel yemek haftaları ( Ege mutfağı gibi ) var. Restoran menüleri geniş. Fiyatlar ortalama. Kalite açısından da ortalama diyebilirim. Resimdeki et yemeği Vişnelik özel soslu bonfile. Tadı güzeldi. Salata ve peynir tabakları oldukça güzel. Yine de yaz mevsimi haricinde gitmek için özel bir sebebiniz olması lazım. Büyük ve kapalı bir bina bana bunaltıcı geliyor.
Not. Çocuk bakım odası var ama oyuncaklar yenilenmeli. Spor salonu kapandı. Bina içinde bir kitapçı var. Özellikla yazın havuzu çok güzel.

20 Mayıs 2010

Volkan Piknik

Olur da Kızılay civarındasınız. Yiyecek bir şeyler arıyorsunuz. Döner-ekmek dışında başka şeyler de olsa keşke. Kısıtlı zamanda yenecek sağlıklı bir yiyecek olmalı. Yanında da mutlaka taze meyva suyu. İşte o zaman mutlaka Volkan Piknik uygun bir yer. Daha önce de yazmıştım ama yenilemek istedim. Ben görmeyeli Volkan Piknik yenilenmiş, bizim bildiğimiz büfelerden çok daha modern bir yer olmuş. Menüsünde ise fazla bir değişiklik yok. Fiyatlar makul. Sandviç ve tost çeşitleri çok fazla. Sandviçler arasında kaşarlı, sucuklu, kadınbudu köfteli,beyaz peynirli, karışık yanında kavurmalı kaşarlı da var. Ayvalık tostlarını görmelisiniz.Tost çeşitleri ise sınırsız. İsteğe göre rus salatalı veya ketçap- mayonezli olabilir. Keyif size kalmış. Ama özellikle meyva suları tek kelime ile muh-te-şem! Tamamen mevsimine göre portakal, greyfurt, elma, havuç, nar, üzüm, kivi , ananas, böğürtlen suyu mevcut. Kokteyl, atom veya tropik atom suyu ise buraya özgü içecekler.
Benim favorim ise siyah havuç-elma ve üzüm suyu. Yanına da karışık tost. Buraya özellikle geçtiğimiz senelerde yüksek lisans yaparken devamlı gelirdim. Şimdi yüksek lisans bitti , ben de diyetteyim. En azından taze meyva suyu içmek için mutlaka tavsiye ederim.
Adres. Volkan Piknik.  GMK Bulvarı, 20/ B , Demirtepe- Ankara.

25 Mart 2010

Hamamönü

Ben eski Ankara'yı severim. Şimdi yaşadığımız modern başkent değil de tarihi dokunun hissedildiği yerler her zaman tercihim. Tabii artık bir anne olarak her yere farklı gözle bakmaya başladım. Yiğit ile dolaştığımız her yerin ilerde onun da güzel hatırlayacağı yerler olmasını, bir anlamı olmasını istiyorum. 
Ulus civarında son zamanlarda favorilerimden biri tarihi Hamamönü sokakları. Altındağ belediyesinin uzun süren çabalarıyla çok güzel bir yer haline dönüştürüldü. Artık başkent bozkıra gelenler buraya da uğruyorlar. Hani Safranbolu veya Beypazarı sevenlerdenseniz, burayı da çok güzel bulacaksınız. Artık burada kültür ve sanat günleri de yapılıyor. Mutlaka gezmelisiniz, kendinizi eski zamanlardan bir konakta veya sokakta bulacaksınız.

not. Hamamönü, adını Oğuz Türklerinin Bayındır boyundan Karacabey'in yaptırdığı çifte hamamdan almıştır.Yan taraftaki park Mehmet Akif Ersoy parkı olarak isimlendirilir.Parkın içinde İstiklal Marşı'nın yazıldığı ev de bulunmaktadır.

14 Aralık 2009

Kahve Dünyası


Yerli bir kahve ve kahve-evlerinin markası Kahve Dünyası. Ben Ankara eski Köroğlu (yeni Uğur Mumcu) caddesi üzerindeki ve 365 Alışveriş Merkezi içindeki şubelerini biliyorum. Sıcak ve soğuk kahveler, filtre kahve, Türk kahvesi gibi çeşitlerin yanında kışın sıcak çikolata , yazın da nane limonlu frozen çok güzel. Damla sakızlı Türk kahvesi hem içebilir, hem de taze çekilmiş kahve olarak satın alınabilirsiniz. Kahve Dünyasında ayrıca çok çeşitli çikolata çeşitleri var. Kahve siparişinizin yanında mini bir kasede drajeler getiriliyor. Bayram ve yılbaşı zamanlarında güzel kutularda madlen çikolata bulunuyor. Ayrıca yine kahvenin yanında getirilen kaşık çikolatayı da çok seviyorum. Fiyatlar diğer kahve zincirlerine göre çok daha makul. 
not. 365 AVM içindeki Kahve Dünyasında servis problemi var. Cadde üzerindeki mağaza ise hem yer olarak avantajlı, hem de servis çok iyi !

25 Nisan 2009

Liva İncek(2)

Liva Bistro İncek. Bizim çok sevdiğimiz bir yer. Liva pastaneler ve bistro zinciri Ankara'da her yerde. Yıldız, Bahçelievler, Farabi Sokak( light olmuş ), Çayyolu, Ümitköy derken son iki yıldır da İncek yolunun Ümitköy ile kesiştiği yerde. 3 katlı kocaman bir bina burası, dışarda bahçesi de var. Giriş katı daha sakin, üst katlar daha kalabalık. Teras katı açık, balkonlu, ferah . Teras katını tercih etmek daha iyi, hem bozkır topraklara bakan(!) güzel bir manzarası da var. Eh, Ankara'da manzara olarak ne olursa, o kadar işte. 
Pasta uzmanlık alanları ama, artık burger, börek, dürüm, gözleme, kahvaltı, krep, makarna, pizza, salata ve içecek olarak herşey var. Meksika mutfağından fajita da var, Safranbolu kebabı da var. Yemekler pek çok kişiyi memnun edebilecek düzeyde. Pasta ve tatlı çeşitleri ise çok fazla. Ayrıca çay saati, pazar sabahı brunch gibi alternatifleri de var. Kısaca yok yok.

Notlar. Fiyat ve kalite çok iyi, mama sandalyesi var (eski), bebek bakım odası yok. Bebekle tek başına gitmek sorun olabilir, merdivenleri çıkmanız gerekir.

24 Nisan 2009

Bilkent Salus

Bilkent Salus Restaurant. Bilkent Sports International ile yan yana.Uzun zaman sonra tekrar brunch için gittik. Hem nezih, hem de kaliteli bir yer. Pazar sabahları uzun bir kahvaltıya gidebilirsiniz. Cuma ve cumartesi akşamları canlı müzik varmış. Ön tarafında ve yan tarafında tenis kortları, ayrıca içinde pilates ve yoga yapılan salonlar var. Pazar brunch sofrası çok geniş ve doyurucu. Omlet, kahvaltılık, zeytinyağlılar, salatalar ve tatlı olarak ne ararsanız var. Taze meyva suları içmek mümkün. Sabah kahvaltıya erken başlayıp öğlen yemek yiyerek bitirmek mümkün. Alan geniş, ferah. İçerde müşteriler uzun uzun gazeteleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlar.
Notlar. Fiyat iyi, kalite iyi, seçenek çok. Bebekler için mama sandalyesi var, bebek bakım odası yok.

3 Nisan 2009

Cafe Crown Panora

Evet yine Panoradayım. Bebekle birlikte özellikle kış aylarında fazla seçenek bulamıyoruz. Son günlerde yeni bir yer keşfettim. Aslında hep gözümün önündeydi ama ben nedense burayı pas geçmişim. Cafe Crown Panora Ankara Panora Alışveriş Merkezinde, 1. katta. Pencere kenarında oturursanız aşağıda Atakuleye kadar bir manzarayı seyredebilirsiniz. Panoranın önünde minik bir park var, yaza daha popüler olur diye düşünüyorum. Kısacası yeri güzel, menüsü de güzel. Kahveleri zaten çok çeşitli ama ben özellikle kış çayını sevdim. İçinde sanıyorum zencefil, tarçın da olan, çok güzel kokulu bir çay. Yanına da mini paniniler var, peynirli, dana jambonlu gibi. Daha ne var derseniz güzel pastaları da var. Fiyatları da uygun. Eh, daha ne olsun?

15 Aralık 2008

365 Alışveriş Merkezi

Reklam yapmak değil niyetim. Sadece Çankaya bölgesinde , özellikle çocukla gidilebilecek en uygun yerleri araştırmak. Yıldız, Çankaya, Birlik civarında en uygun yer küçük ve kullanışlı 365 Alışveriş Merkezi. Fazla mağaza yok ama üst kat fast food katı aydınlık ve güneşli. Benim sevdiğim yerler Kahve Dünyası, Tchibo, Çilli, Reno , Boyner Evde , Electroworld ve SMYK mağazaları. Çocuklar için oyuncak yerleri ve tren var. Hafta içinde en üst katta müzik programları oluyor. Biz geçen hafta yılbaşı ağaçları ve süslerini de gördük, hoşumuza gitti. Fazla beklenti olmadan, kısa bir gezinti yapmak isteyenler için bir alternatif olabilir diye düşünüyorum.

15 Şubat 2008

Modern Sabahlar

Beni daha önce sevgili blog arkadaşım yaban sobelemişti. Blog arkadaşlarından neler öğrendim? Herşeyden önce hiç tanımadığım insanlardan yardım, destek ve sevgi görebileceğimi öğrendim. İnsanların farklı sorunları ve sevinçlerini paylaşmayı öğrendim. İnternetin çok farklı amaçlarla kullanılabileceğini, karşılıklı bilgi alışverişinin ne kadar önemli olduğunu da böyle öğrendim.

Sevgili yaban senin sayende, öncelikle arkadaşlığın güzelliğini yaşadım, sonra da biraz olsun sebze yemekleri konusunda da bilgi kazandım! Ben yemek yapma konusunda son derece ilgisiz ve bilgisizim. Ne yaparsam yapayım annemin yemekleri gibi ol-mu-yor... Uğraşmak ve çaba göstermek lazım biliyorum ama bende maalesef sabır yok ki!

Fotoğraftaki 3 kişi kim, bilir misiniz? Bir ipucu, Ankara ve sabah radyo programı desem? Evet evet, onlar yani Modern Sabahlar ekibi !!! Ege Kayacan, Fahir Öğünç ve Oktay Demirci, her sabah 07- 10.00 arasında Radyo ODTU 103.1 frekansında yayın yapıyorlar. Fotoğraf 14 Şubat Sevgililer gününde Oran Panora Alışveriş Merkezinden, ilgilenenlere bilgi.

4 Şubat 2008

karamsar bir post

Bugünlerde genelde karamsarım. Medyada yer alan haberleri gördükçe umutsuzluğum artıyor. Hayatımızda her şeyin daha güzel , daha umutlu olmasını isterken devamlı olarak geriye gittiğimizi düşünüyorum. Ülkemizde trafik kazaları, altyapı eksikliği, susuzluk, enerji, eğitim ve sağlık problemleri derken o kadar çok çözülmesi gereken problem var ki. Bütün bunlar bir yana bırakılıp, gereksiz ve anlamsız (bir) konu üzerinde vakit harcanmasını anlamakta zorluk çekiyorum. Okuma yazma oranımız OECD ülkeleri arasında en düşük olanı ve yine aynı 30 üye ülke arasında eğitime en az kaynak harcanan ülke de Türkiye. Bu şartlar altında uğraşmamız gereken çok önemli konular varken her gün gazeteleri açıp aynı konu(yu)ları görmekten bıktım. İlerleyen günler bize daha güzel günler getirsin diye ümit ediyorum, hayal ediyorum, istiyorum.

Fotoğraf Eryaman Göksu Park Alışveriş Merkezinden. En alt katta çocukların ders alabileceği, kayabileceği güzel bir buz pateni pisti var. Çocuklu ailelere haftasonu için tavsiye edebilirim!

22 Ocak 2008

bana ait ne varsa

Kendimle ilgili 7 gerçek için beni sobelemiş Özlem. Aklıma gelenleri sıralıyorum:
1. aslında yumuşak, sakin biriyim ama üzerime gelindiği zaman sinirli ve huysuz oluyorum. neden böyle davrandığımı bazen ben de anlayamıyorum.
2. 18 yaşından beri araba kullanıyorum ama iyi olduğumu hiç iddia etmedim. kullanmadığım araba neredeyse yok gibidir. yurtdışında olduğum zamanlar ise trenle uzun yolculuklar yapmayı çok sevdim. burada öyle bir şansım yok.
3. gezdiğim yerlerden en çok İtalya'yı sevdim. başka bir hayat, başka bir ben olsa, mutlaka İtalya'da yaşamak isterdim. o ülkede görmediğim yer azdır, tüm tren istasyonlarını neredeyse bilirim. hayata böylesine bağlı, tutkulu, yemeyi seven başka millet tanımadım.
4. okumak ve öğrenci olmak bir tutkudur içimde. arada keşke üniversitede hoca olsaydım derim.
5. evlendikten sonra daha sakin ve huzurlu bir insan haline geldim galiba. bundan dolayı sevgili eşime teşekkür ediyorum. o böylesine sabırlı olmasa, ikimiz zor geçinirdik.
6. yabancı dillere büyük bir ilgim ve merakım vardır. İngilizce ve İtalyancayı iyi, Almancayı orta derecede anlar ve konuşabilirim. bazen de keşke filoloji okusaydım derim.
7. kitapçıları , kitapları, dergileri çok severim. bir kitapçıda saatlerce dolaşır ve oturabilirim. aklıma Glasgow'daki Waterstones ve Toronto'daki Chapters kitapçıları gelir. bir yandan kahve, bir yandan kitap kokusu ne kadar caziptir!

yine yaban seni sobelesem, artık yeter aaa dersin değil mi :-)

16 Aralık 2007

blog sobe

Güzel çizimleri ve tasarımlarıyla tanıdığımız sevgili Bengi beni sobelemiş. Ayrıca Margotto da komşularından yazmasını istemişti. Güzel bir resim eşliğinde cevaplarımı sıralıyorum :

1. Blogda yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Blog dünyasını ilk defa internette yemek tarifleri ararken keşfettim. İlk olarak evcini sitesiyle tanıştım ve hayran oldum. Blogumun ismini de buradan aldığım ilhamla oluşturdum.

2. Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum ?
Aslında gezicini olarak genelde gezi, yemek, kültür, sanat ve mekan konuları ile ilgili olarak yazmaya çalışıyorum. Ama bazen de günlük olarak kullanıyorum. Farklı bir konu ile ilgili olarak ikinci bir blog oluşturup orada da yazmaya başladım.

3. Blogda yazmak için bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Hayır, genelde vaktim oldukça yazmak istediklerimi önceden arşiv olarak hazırlıyorum. Fotoğraflarla da destekleyerek yazıya hazır hale gtiriyorum. Bazen evde, bazen ofiste yazıyorum.

4. Blogda yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Hayır, yazdıklarımı bazen bir günlük olarak yayınlıyorum. Güncelleme konusunda istikrarlı değilim, bazen bir hafta bazen daha uzun sürelerde güncelleyebiliyorum.

5. Blogda yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Şimdilik özel bir düşüncem yok. Yazmayı sevdiğim, imkanlarım izin verdiği ölçüde devam etmeyi düşünüyorum.

Blog arkadaşlarımdan Yaban , acaba sobemi kabul etmek ister misin?

23 Kasım 2007

güle güle

Şimdi blogları gezerken blogcu arkadaslardan Esra'nın vefat ettigini üzülerek öğrendim. Diyecek birşey bulamıyorum, boğazım düğümlendi. Allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır versin.
taziye için http://esranintaziyedefteri.blogspot.com/ adresine uğrayabilirsiniz.

Tchibo

Alman Tchibo kahvelerini denediniz mi? Ankara'da açıldığını gördüğüm ilk günden beri izlemedeyim, önce AnkaMall, sonra CEPA, şimdi de Oran Sitesindeki yeni açılan Panora Alışveriş Merkezinin içinde Tchibo mağazalarının üçüncüsü açıldı. Ben de hemen etrafa bakıyorum neler var diye. Kahve bölümünde öğütülmüş kahve, çekirdek kahve, özel üretim kahveler ve espresso var. Benim tercihim ise güzelim cappuccino. Hımm, mis gibi kokuyor! Ayrıca mağazalarda her iki haftada bir değişen temalarla yeni ürünler satılıyor. Aklınıza gelebilecek her türlü ürün var, fiyatları da uygun. Benden tavsiye, uğramakta fayda var.
not. 28 Kasım 2007'de başlayan yeni tema Pistlerde1Numara, 12 Aralıktan itibaren ise YeniYılaKırmızı Merhaba!

20 Kasım 2007

yenilik zamanı

Hayatta ara sıra ufak değişiklikler yapmak iyidir. Benim için blog yenileme zamanı da gelmişti. Eh, kısmet bugüne imiş. Ankara'daki sevgili blogcu arkadaşım Bengi'nin eskiz defterini takip edenler, ne kadar başarılı olduğunu görmüşlerdir. Bengi Tübitak Bilim Çocuk dergisi için çizimler, illüstrasyonlar ile uğraşırken, aynı zamanda banner tasarımları da yapıyor. Kısacası elinden çok iş geliyor, çok da yaratıcı.
Bengi benim için güzel bir başlık, profil ve nazar boncuğu tasarladı. Biraz Bodrum'u, biraz denizi, biraz da begonvilleri hatırlatsın istedim. Sağolsun, tam da ortaya böyle bir tasarım çıktı. Emekleri ve sabrı için teşekkür ediyorum, eline sağlık Bengi'cim. Günlerimiz hep böyle aydınlık olsun!

16 Eylül 2007

severim

Bir oyun oynanıyor bloglar arasında, sevgili periliköşk ve sevgili eda bana sobe demisler. Baktım, herkes sevdigi üç şeyi yazıyor. Ben de o zaman Bodrum'dan kareler eşliğinde yazayım dedim.
Gezmeyi çok severim, ne zaman, nerede olursam olayım, yeter ki farklı şeyler göreyim. Devamlı aynı yerde olmaktan aynı şeyleri yapmaktan hemen bıkarım. Bodrum'u severim, İtalya'yı severim, yolculuk yapmayı severim...
Araştırmak, okumak, kitap ve dergilerin içinde kaybolmayı severim. Evin her yeri kütüphane olsa, sıra sıra dergilerim olsa, ben de her gün yeni birşeyler öğrensem ne güzel olur..
Ailemi severim, aşkımı severim, onlarla birlikte güzel zamanlar geçirmeyi severim.
Aslında daha insanın sevdiği ne kadar çok şey var. Ama sadece 3 başlık altında yazayım dedim. Ben de , eğer ki kabul ederse, Kıymet'e gönderiyorum bu mesajı, sen neler seversin?