gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2012

Xanadu Resort Belek

Antalya Belek golf sporu için tam bir cennet. Muhteşem doğası, ağaçları, yeşil alanları, denizi, kumsalı ve tesisleri ile yılın her döneminde insanları kendine çekiyor. Biz 2012 baharını Belek Xanadu Resort Otel'de karşıladık. Otelden çok mutlu ayrıldık. Her şeyden önce çok uzun süren kış sonrasında 25 dereceye ulaşan sıcaklık ve doğa bizi büyüledi. Ağaçların altında yürüyüş yapmak bile bize çok iyi geldi. Bahar dönemi olduğu için denize giremedik ama otelin havuzundan yararlandık. Otel, Antalya havaalanına yaklaşık 40 km uzaklıkta. Komşuları Robinson Club ve Gloria Golf Resort. Etraf göz alabildiğince golf sahası. Acısu tam otelin önündeki nehir, köprünün üzerinden yürüyerek kumsala ulaşıyorsunuz. Doğal güzelliklerin bulunduğu bu alanda 'Caretta Caretta' kaplumbağaları yumurtalarını bırakıyor.  Ağaçların arasında 100 'den fazla değişik kuş türü yaşıyor. Baharda duyulabilecek en güzel seslerden biri de bence kuş cıvıltıları.
Otelle ilgili kısa notlarım. Biz 5-8 Nisan arasında Eğitim Semineri için Xanadu Resort Otelde idik. Bizim guruptan başka Ruslar, İngilizler ve Finliler vardı. Çocuklu aileler için de rahat bir otel. Çocuklar için ahşap oyun parkı güzel. Mini Club 4-12 yaş arasındaki çocuklara 10-18 saatleri arasında hizmet veriyor. Çocuklara özel açık ve kapalı havuzlar var. Nisanda olmasa bile, yaz sezonunda çocuklara özel büfe varmış. Otelde sabah-öğle-akşam yemekleri açık büfe. Yemekler bol çeşit ve yeterli. Salatalar, et, balık, çorba ve tatlılar lezzetli. Açık büfe dışında a la carte restoranları ve barları var. Irish bar saat 24.00'e kadar canlı müzik yapıyor. Barları, tenis kortları, Golf Alıştırma Sahası, Alışveriş Merkezleri, Shang-Du Spa ve Güzellik Merkezi var. Spa'yı deneyen arkadaşımız pahalı fakat çok iyi olduğunu söyledi.
Biz Xanadu Otel ana binada kaldık . Bazı arkadaşlar ise ağaçların içindeki bungalowlarda kaldılar. Onlar da memnun olduklarını söylediler. Otelin gürültüsünden uzak olmak isteyenler için bungalowlar tercih edilebilir.

16 Kasım 2011

Zeynel Çilli

Aslında en çok ziyaret ettiğimiz yeri nedense yazmamışım. Bazen böyle oluyor işte. Gözümüzün önündekini görmüyoruz. Benim Ankara'da sevdiğim yerlerden biri de Çilli. Zeynel Muhallebicisi olarak 1996 yılında Ankara'ya gelmiş, Hacettepe Hastanelerinde 2002 yılından itibaren Zeynel Çilli olarak devam etmiş. Ben de Hacettepe Hastanelerinde tanışmıştım kendisi ile. Kardeşimin hastalığı süresince neredeyse gece gündüz orada oturmuştuk. Sonra Tunus Caddesindeki şube, ODTÜ kampüs içindeki şube, Kızılay Selanik Caddesi şubesi, Panora ve 365 içindeki şubeleri, en son olarak ise Ulusoy terminali içindeki şubesi. Yemekleri hafif ama temizdir. Az çeşit olmasına rağmen pratik yemek için idealdir. Tavuk suyuna çorbasını çocuğunuza içirebilir, lezzet sefasını tatlı olarak deneyebilir, su muhallebisi ile hafif tatlı ihtiyacınızı giderebilirsiniz. Fiyatları makuldür, ayrıca menüleri vardır. Yazın tatlı üzerine dondurma nefis olur.
Not. Resimdeki ürün tavuk midye. Çilli kız da farklı olarak denenebilir.

18 Mayıs 2011

Kahve Dünyası

Kahve Dünyası uzun zamandan beri devamlı kahve içmek için gittiğim bir yer. Evime en yakın olan yer 365 Alışveriş Merkezi içindeki Kahve Dünyası. Fakat 365 AVM içindeki neden bilmem, bana samimi bir yer olarak gelmiyor. Yerinden mi, çalışanlarından mı, hizmet kalitesinden mi bilmem. Sevemedim bir türlü. Son zamanlarda ise işime çok yakın olduğu için Köroğlu (Uğur Mumcu) Caddesi üzerindeki Kahve Dünyasına gidiyorum. İlgi, güleryüz, müşteriyi tanıma, ikramlar vs hepsi dört dörtlük! Benim orta şekerli Türk kahvesi içtiğimi biliyorlar. Servis hızlı ve özenli. Drajeleri, çikolataları, çekilmiş Türk kahveleri çok güzel. Kaşık çikolataları ve portakallı drajeleri ise özellikle oğlumun gözdesi. Yaza özel dondurmaya da başladılar. Hatta yoğurtlu dondurmaları bile var! Denemeye değer diyorum...
Not. Resimler, Bodrum Marina Kahve Dünyası. Yeri ve manzarası muhteşem :-)

Adres. Kahve Dünyası, Uğur Mumcu Caddesi, No.71, GOP, Ankara.

22 Eylül 2010

yazdan kalan

Yazın büyük kısmını Bodrum'da geçirdim. Bodrum yarımadasının kuzeyinde Torba'daydık. Temmuz ve ağustos ayları boyunca yüzdük, yürüdük ve gezdik. Belki sayfama yazacak kadar çok yerde yiyip içmedim ama havasını soluyacak, yeni yerleri görecek kadar çok dolaştım. Oğlum henüz 2.5 yaşında olduğu için yeme-içme-uyuma saatlerine dikkat ederek bir yaz geçirdik. Begonviller yine görüntüleri ve renkleriyle başımı döndürdü. Deniz havasına alıştım, yosun kokusunu arar oldum. Yukarıdaki resimdeki yerleri aradım hep. Sakin ve huzurlu yerleri. Bodrum kalabalığında kayboldum. Yeni rota olarak Yalıkavak yollarına düştüm. Barlar sokağında yeni açılan Starbucks yerine meydandaki Denizciler kafede adaçayı içtim. Bitez dondurmasından ailece defalarca yedik. Yalıkavak Paşa Dönerin tadı damağımızda kaldı. Seneye görüşmek üzere, hoşçakal Bodrum ...

23 Nisan 2010

Liva Hamamönü

Ankara'da Liva pastaneleri pek moda bu aralar. Hem pastane hem cafe tarzı olmaları da hoşuma gidiyor. Pastaları da fiyat olarak pahalı olmasına rağmen şu aralar Ankara'nın en iyilerinden. Ayrancı, Çankaya, Yıldız, İncek Yolu, Ümitköy, Bahçeli ve başka benim bilmediğim yerlerde şubeleri var. Sanıyorum franchise sistemi ile çalışıyorlar. Sunum ve servis özenli, fiyatları makul. Salatalar, et yemekleri, tostlar, krepler yani ne ararsanız var. Hamamönü Liva ile tanıştım, çok memnun oldum :-) Hacı Osmanoğlu konağında hizmet veren Liva Hamamönü, bana neredeyse anneannemin zamanlarını hatırlattı, tarih ve nostalji hepsi var burada. Bahçesi muhteşem, içerisi ise tarihi konağın yapısına uygun olarak yeniden restore edilmiş. Eski Osmanlı ve Türk yemekleri içeren özel bir menüleri var. Yabancı misafirlerinizle rahatlıkla gidebilirsiniz. Diğer Liva'larda olmayan çok zengin bir zeytinyağlı menüleri var. Hacettepe hastanelerinin hemen arkasında olduğu için özellikle öğlen yemeklerinde çok kalabalık. Ben tatlı olarak elmalı ayva tatlısı yedim, beğendim. Yine gitmek istiyorum !

10 Haziran 2009

Yalıkavak Belediye Cafe


Bodrum tatilimizi annemlerin Torba'daki evinde geçiriyoruz. Her yaz gidip geliyoruz. Torba Yalıkavak yolu üzerinde küçük bir koy. Cafe ve restaurant olarak yer az. Yalıkavak ise en sevdiğimiz yerlerden biri. Bizim evden sadece 10 km uzakta. Rüzgarı, denizi, koyları, değirmenleri ile Yalıkavak yarımadanın en güzel yerlerinden biri. Burada en beğendim cafe ise Yalıkavak Belediyesi iskele cafe. Önü deniz arkası yeşil alan ve ağaçlar. Saatlerce oturabilirsiniz. Günün her saati çok kalabalık. Ahşap dekorasyonu, deniz manzarası, Bodrum işi perdeleri ile çok şık. Menüde patates kızartmasından taze gözlemelere, dondurmadan sütlaça kadar herşey var. Türk kahvesini makineyle yapıyorlar. Bodrum işi adaçayını içmek gerekir. Deniz kenarına masaya oturup tekneleri veya yürüyüş yapanları seyredebilirsiniz. Bir de kablosuz internet yayaınları var ki, bu yüzden insanlar özellikle tarcih ediyorlar. Adres çok kolay,Yalıkavak İskelesinin hemen yanında, Yalıkavak Caddesi, No. 16. Mutlaka tavsiye ederim!

11 Mayıs 2009

Bilkent Mezzaluna

Bilkent Ankuva girişinde uzun zamandır yer alan bir pizzacı. Uzun zaman sonra yeniden geliyorum. Ne yazık ki geçen yıllar burayı sıradan bir yer haline getirmiş. Yan taraftaki diğer cafe restaurantların aksine öğlen ve akşam belli saatlerde çalışıyor. İki anne olarak bebeklerle gittik. Beklentimi karşılamadığını söylemem lazım. Menü ağırlıklı olarak makarna ve pizzalardan oluşuyor. Menünün yarısı nedense domuz içeriyor. Geniş ve ferah bir bahçesi olduğu için çocuklarla gitmeye uygun. Salataların ve makarnaların bir özelliği yok, son derece sıradan. Pizzalar ince hamur ve lezzetli. Ankuva arka tarafa veya Real otoparkına arabanızı bırakabilirsiniz.
Notlar. Bebekle girmeye uygun, mama sandalyeleri var. Ayrıca çocuk menüsü yok. Bahçesi geniş ve güzel. Fiyatlar ise çok pahalı, kalite ortalama. Bence bir pizza için bu kadar para ödemeye gerek yok, içeceklerin de bir özelliği yok.

6 Mayıs 2009

Quick China Çayyolu


Çayyolu civarında yeni açılan yerlerden birisi de Quick China. Çayyolu civarı yeni Park caddesi ile canlandı. Villalar birer restaurant ve cafeye dönüşmekte. Caddenin girişindeki ilk yer Quick China. Büyük bir villa, bahçesi ve içerisi geniş bir yer. Biz hafta içi gittik, içerisi kadın grupları ağırlıklı idi. Hafta sonları çok kalabalık oluyormuş. Çin, Japon, Thai mutfaklarından örnekler var. Sushi ağırlıklı bir menüleri var. Ayrıca çorba, pilav, buharda pişmiş yemekler, salatalar, deniz ürünleri, tavuk ve dana etli yemekler, makarnalar ve tatlılar yemek mümkün. Menü geniş. Vejetaryen ve diyet yapanlar için uygun yemekler var. Resimdeki sangria özellikle tavsiye edilecek bir içecek, hafif ve lezzetli. Restaurant içinde gördüğüm iki Çinli yemekleri hazırlıyordu.

Notlar. Uzak doğu yemekleri yemek isteyenler için alternatif. Sebzeli ve buharda pişmiş yemekleri diyet yapanlar için uygun. Fiyat ve kalite iyi. Bebek ve çocukla gitmek için uygun. Bebek için mama sandalyeleri var. Bebek bakım odaları yok. İçerde sigara içiliyor.
2. not. evde sangria yapmak isteyenler için acemi aşçının sangria tarifini tavsiye ederim!

16 Ocak 2008

Miami Sea Aquarium

Sea Aquarium, Miami, Florida. Kuşlar, ördekler, yunuslar, foklar, papağanlar, timsahlar, kaplumbağalar, ve diğer hayvanlar. Özellikle çocuklar yunusların gösterilerine bayılıyorlar. Hava güzel, hayvanlar sevimli, dolaşması pek keyifli. Olur ya, bir gün Güney Florida, Key Biscayne civarında iseniz, ziyaret etmek isteyebilirsiniz. Çocuklu aileler tüm günlerini burada geçirebilir. Ama güzel bir günün keyfini çıkarırken, siz yine de çantalarınıza ve cüzdanlarınıza dikkat edin, yoksa benim gibi bir bakarsınız fotoğraf makineniz yok olmuş :-(
Posted by Picasa

19 Aralık 2007

Hacı Bekir

En eski 100 Dünya Markasından biri de Ali Muhiddin Hacı Bekir. Kastamonu Araç ilçesinden İstanbul'a gelmesi 1777 yılına denk geliyor. Şimdi tam da bayram ve yılbaşı öncesi. Ankara Çankaya'da yeni açılan Hacı Bekir'e uğramak lazım. İstanbul'da sadece İstiklal Caddesindeki yerlerini biliyorum. Dükkanın arka tarafında limonata içip kurabiyelerden tatmıştım. Lokumlar, akide şekerleri, ezmeler, helva, drajeler, demirhindi şerbeti, çikolatalar, kekler, şekerlemeler, ve diğerleri. Sadece lokum çeşitlerinden bazıları : sade, güllü, fıstıklı, fındıklı, cevizli, bademli, kaymaklı, naneli, sakızlı, hurmalı, tarçınlı, zencefilli ... anneannem ve annem kişniş şekerini sever, benim şu aralar favorim ise çikolatalı kayısı şekerlemesi. Ya sizin?
Posted by Picasa

10 Aralık 2007

Göcek

Sonbaharda Göcek. Tatilden kalan resimlerden birkaç kare. Kapıdağ yarımadası ile Göcek körfezi arasında bulunan Göcek, küçük ama çok keyifli bir yer. Dalaman havaalanı sadece 22 km. uzaklıkta. Göcek, 1980 'li yıllardan itibaren hızla önem kazandı. Diğer turistik yerlerden farkı ise 4 marinaya sahip olması. Yat ve tekne turizminin en önemli duraklarından birisi. Ekim ayında ılık bir güneş vardı, liman yabancı tekneler ile doluydu. Farklı plajları var, Ayten koyu, İnlice, Katrancı, Sarıgerme ve Dalyan bunlardan bazıları. Biz Antalya'dan Bodrum'a bu yol üzerinden devam ettik, şimdi orada bir cafede oturup, denizi seyretmek vardı :-)
Posted by Picasa

17 Kasım 2007

Ahlatlıbel

Sonbahar kışa dönüyor. Ağaçların yaprakları önce kırmızıya sonra da sarıya dönüyor. Şimdi doğada uzun yürüyüşler yapma zamanı. Hem kendimi kışa hazırlamak istiyorum, hem de doğanın yeni bir mevsime hazırlanışını görmek. Bunu için en güzel yerlerden birisi de Ahlatlıbel tesisleri. İncek yoluna girdiğimizde hemen solumuzda Çankaya Belediyesi tesisleri bizi bekliyor. Piknik yapmak için, yürüyüş için, gözleme yemek için güzel bir yer burası. Uçurtma uçuran çocuklar var etrafta, torunlarıyla yürüyüş yapanlar da. Farklı aktiviteler arayanlar için de golf, tenis sahaları da var. Biraz yürümek , hareket etmek bedenime iyi gelir ruhuma da...

8 Ekim 2007

sonbahar

Aslında sevmezdim ben bu sonbahar mevsimini. Kazaklar, montlar, soğuk hava derken içim üşümeye başlar hemencecik. Fakat ne olduysa bu sene oldu. Benim gibi bir haziran doğumlu bile, artık havalar soğusa da, yağmur yağsa demeye başladı. Yazlıkları kaldırdım, kışlıklar ortaya çıktı, kazaklar da güzelmiş canım, demeye başladım. Bir de aylardan sonra Ankara'ya yağmur yağdı ya, çok mutlu oldum. (biliyorum sadece 10-15 dakika sürdü diyeceksiniz ama buna da şükür!) Akşamları televizyonun karşısına geçsem, sıcak bir sütlü kahve veya yaseminli çay içsem, battaniyenin altına kıvrılsam, ohh ne keyif. Kışın gelmesini ve kar yağmasını hayal ediyorum, hatta dışarda karda yürümek bile ne güzeldir.
Soğuklar daha gelmeden kısa bir yolculuk yapma vakti geldi. Şimdiden nice sağlıklı, mutlu ve sevdiklerinizle birlikte olacağınız bayramlar diliyorum. Ekim ayındaki son güneşli günleri değerlendirmek üzere...

22 Ağustos 2007

Yalıkavak



Yalıkavak, Bodrum yarımadasının kuzeyinde, Bodrum üzerinden gidilirse merkeze 20 km. Yalıkavak'ta en cok dikkati cekenler yel değirmenleri, her ne kadar artık azalsa da. Yapılan araştırmalara göre , Yalıkavak'ın tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar gidiyormuş. Yalıkavak çevresinde kaya mezarları, sur kalıntıları ve antik Sandıma köyü yer alıyor.
Yalıkavak genelde rüzgarlı , bu yüzden de sıcaklık daha az hissediliyor. Uzun plajlar, yürüyüş yolları, her çeşit ürünün satıldığı çarşısıyla Yalıkavak tam bir turizm merkezi. Geriş köyü, Gökçebel, Aratepe ve Burgaz çevredeki köyler. Ben en çok plajdaki beyaz minderleri sevdim. Elimde içecek, yanımda dergilerim, deniz kenarında halen oturuyorum ..

16 Ağustos 2007

yöresel dokumalar

Biraz da yöresel dokumalar. Bodrum'un salı pazarı yerli turistler için olduğu kadar, yabancılar için de önemli. Yunan adalarından salı günü akın akın insan geliyor buraya. Yabancıların birinci tercihi kot ve taklit tişörtler, renk renk desen desen. Taklit çantalar da kapışılıyor. Benim ilgimi ise öncelikle dokumalar çekiyor. Genellikle Milas ve köylerinden gelen, Buldan işi olarak satılan yöresel dokumalar birer sanat eseri gibi. Buldan bezi güzelliği, sağlamlığı ve canlı renkleri ile hemen diğerlerinden ayrılıyor. Üzerlerinde boncuklar olanlara bayılıyorum, bazılarının kenarlarında ise iğne oyası var. Yatak örtüsü, pike, masa örtüsü, peştemal, yastık kılıfı gibi çeşitleri var. Bir de son zamanlarda Çin ve Hint işi örtüler satılıyor tezgahlarda. Onlar da güzel ama bizim el dokumalarımız bence hem çok güzel hem de çok sağlıklı. Ah keşke birkaç örtü daha mı alsaydım diye düşünüyorum ....
Posted by Picasa

15 Ağustos 2007

yine pazarlardan


Yine Bodrum cuma pazarından. Özellikle çevre köylerden gelenlerin sebze meyvaları çok taze, zaten bizim marketlerden aldığımız ürünlerden de çok farklı. Renkleri canlı, tadları yerinde. Deniz börülcesi var ama eylüle daha bollaşır, çuval çuval satılır Bodrum'da. Kaktüs meyvasından alıyoruz annemle, toplaması kadar soyması da ayrı bir beceri gerektiriyor. Ama meyvanın tadı çok güzel. Hatırlıyorum da Sicilya'da bu meyvanın dondurması ve likörü de yapılır, yemek sonrası tatlı niyetine yenir. Bir de Bodrum'da her yerde bulunan kuru satıyor teyzeler. Burada kuru çaya veya süte batırarak yeniyor. Tadı oldukça güzel...

4 Ağustos 2007

Bodrum pazarları

Bodrum yarımadası oldukça büyük, yerleşim yerleri de dağılmış durumda. Bodrum'a en yakın yerler Gümbet, Bitez, Bardakçı koyu olarak sıralanırken, Turgutreis, Yalıkavak, Gölköy-Türkbükü, Torba, Gümüşlük, Kadıkalesi, Karaincir, Akyarlar, Ortakent, Gündoğan, Güvercinlik, Kızılağaç ve Yalıçiftlik diğer yerleşim yerleri. Bodrum'dan sonraki en kalabalık yerleşim yerleri ise Yalıkavak ve Turgutreis. Yarımadanın en büyük pazarları Bodrum'da kuruluyor, sebze pazarı perşembe-cuma, kumaş (aksesuar,takı,boncuklar,ayakkabı,çanta ) pazarı ise salı günleri. Yalıkavak pazarı perşembe günleri, Turgutreis pazarı ise cumartesi günler sabahın erken saatlerinden itibaren dolup taşıyor. Sebze ve meyvalar yakın köylerden ama özellikle Milas tarafından geliyor. Ağustos ayında üzüm, incir, şeftali, erik, domates, salatalık, semizotu, kavun var tüm tezgahlarda. Buradaki taze ürünleri gördükten sonra bizim şehirlerde yediğimiz ürünler geliyor aklıma. Pazarda dolaşmaya devam ediyorum. Kaktüs meyvası, deniz börülcesi var, fiyatları da çok ucuz. Aklım meyvalarda kalıyor...
Posted by Picasa