Bodrum tatilimizi annemlerin Torba'daki evinde geçiriyoruz. Her yaz gidip geliyoruz. Torba Yalıkavak yolu üzerinde küçük bir koy. Cafe ve restaurant olarak yer az. Yalıkavak ise en sevdiğimiz yerlerden biri. Bizim evden sadece 10 km uzakta. Rüzgarı, denizi, koyları, değirmenleri ile Yalıkavak yarımadanın en güzel yerlerinden biri. Burada en beğendim cafe ise Yalıkavak Belediyesi iskele cafe. Önü deniz arkası yeşil alan ve ağaçlar. Saatlerce oturabilirsiniz. Günün her saati çok kalabalık. Ahşap dekorasyonu, deniz manzarası, Bodrum işi perdeleri ile çok şık. Menüde patates kızartmasından taze gözlemelere, dondurmadan sütlaça kadar herşey var. Türk kahvesini makineyle yapıyorlar. Bodrum işi adaçayını içmek gerekir. Deniz kenarına masaya oturup tekneleri veya yürüyüş yapanları seyredebilirsiniz. Bir de kablosuz internet yayaınları var ki, bu yüzden insanlar özellikle tarcih ediyorlar. Adres çok kolay,Yalıkavak İskelesinin hemen yanında, Yalıkavak Caddesi, No. 16. Mutlaka tavsiye ederim!
10 Haziran 2009 Çarşamba
04 Haziran 2009 Perşembe
Big Chefs Çukurambar

Eski Cafemiz sahipleri ayrılmışlar, daha sonra biri Big Chefs adıyla yeni restaurant-cafeler açmış. Ben sadece Çukurambar şubesini biliyorum, ayrıca Filistin Sokak, Minasera ve Antares şubeleri var. Açıkça söylemek gerekirse beklentilerim fazlaydı, aradıklarımı bulamadım. Eşim ve oğlumla birlikte ailece gittik, evlilik yıldönümüzü kutlamak için akşam rezervasyon yaptırdık. Menüleri geniş, kahvaltılardan başlayarak pizza, makarnalar, risottolar ve tatlılar var. Çukurambar şubesinde içki yok. Ben dana etli fajita, eşim de risotto yedi. İki porsiyon da dışarda yapılanlardan çok farklı ve özel değildi. Evlilik yıldönümümüz için özel bir minik pasta yedik, onu da beğenmedim. Böyle sıradan tatlar için fiyat çok çok fazla. Servis de sıradan.
Bebek ve çocukla gidenler için özel notlar. Alt katta sigara içilmiyor. Üst kata bebek pusetinizle merdivenlerden tırmanmak zorundasınız. Sigarasız olan alt kat çocuklar için soğuk. Ayrıca üst katta bebek bakım odası var diye güvenmeyin, aslında oda boş. Sadece bir sandalye ve iki mama sandalyesi var. Sonuç olarak bir daha gitmem, tavsiye de etmem.
Not. resimler gece çekildi, fotoğraf kalitesi yetersiz, yine de eklemek istedim.
Bebek ve çocukla gidenler için özel notlar. Alt katta sigara içilmiyor. Üst kata bebek pusetinizle merdivenlerden tırmanmak zorundasınız. Sigarasız olan alt kat çocuklar için soğuk. Ayrıca üst katta bebek bakım odası var diye güvenmeyin, aslında oda boş. Sadece bir sandalye ve iki mama sandalyesi var. Sonuç olarak bir daha gitmem, tavsiye de etmem.
Not. resimler gece çekildi, fotoğraf kalitesi yetersiz, yine de eklemek istedim.
11 Mayıs 2009 Pazartesi
Bilkent Mezzaluna
Notlar. Bebekle girmeye uygun, mama sandalyeleri var. Ayrıca çocuk menüsü yok. Bahçesi geniş ve güzel. Fiyatlar ise çok pahalı, kalite ortalama. Bence bir pizza için bu kadar para ödemeye gerek yok, içeceklerin de bir özelliği yok.
06 Mayıs 2009 Çarşamba
Quick China Çayyolu

Çayyolu civarında yeni açılan yerlerden birisi de Quick China. Çayyolu civarı yeni Park caddesi ile canlandı. Villalar birer restaurant ve cafeye dönüşmekte. Caddenin girişindeki ilk yer Quick China. Büyük bir villa, bahçesi ve içerisi geniş bir yer. Biz hafta içi gittik, içerisi kadın grupları ağırlıklı idi. Hafta sonları çok kalabalık oluyormuş. Çin, Japon, Thai mutfaklarından örnekler var. Sushi ağırlıklı bir menüleri var. Ayrıca çorba, pilav, buharda pişmiş yemekler, salatalar, deniz ürünleri, tavuk ve dana etli yemekler, makarnalar ve tatlılar yemek mümkün. Menü geniş. Vejetaryen ve diyet yapanlar için uygun yemekler var. Resimdeki sangria özellikle tavsiye edilecek bir içecek, hafif ve lezzetli. Restaurant içinde gördüğüm iki Çinli yemekleri hazırlıyordu.
Notlar. Uzak doğu yemekleri yemek isteyenler için alternatif. Sebzeli ve buharda pişmiş yemekleri diyet yapanlar için uygun. Fiyat ve kalite iyi. Bebek ve çocukla gitmek için uygun. Bebek için mama sandalyeleri var. Bebek bakım odaları yok. İçerde sigara içiliyor.
2. not. evde sangria yapmak isteyenler için acemi aşçının sangria tarifini tavsiye ederim!
Notlar. Uzak doğu yemekleri yemek isteyenler için alternatif. Sebzeli ve buharda pişmiş yemekleri diyet yapanlar için uygun. Fiyat ve kalite iyi. Bebek ve çocukla gitmek için uygun. Bebek için mama sandalyeleri var. Bebek bakım odaları yok. İçerde sigara içiliyor.
2. not. evde sangria yapmak isteyenler için acemi aşçının sangria tarifini tavsiye ederim!
25 Nisan 2009 Cumartesi
Liva İncek(2)
Liva Bistro İncek. Bizim çok sevdiğimiz bir yer. Liva pastaneler ve bistro zinciri Ankara'da her yerde. Yıldız, Bahçelievler, Farabi Sokak( light olmuş ), Çayyolu, Ümitköy derken son iki yıldır da İncek yolunun Ümitköy ile kesiştiği yerde. 3 katlı kocaman bir bina burası, dışarda bahçesi de var. Giriş katı daha sakin, üst katlar daha kalabalık. Teras katı açık, balkonlu, ferah . Teras katını tercih etmek daha iyi, hem bozkır topraklara bakan(!) güzel bir manzarası da var. Eh, Ankara'da manzara olarak ne olursa, o kadar işte.
Pasta uzmanlık alanları ama, artık burger, börek, dürüm, gözleme, kahvaltı, krep, makarna, pizza, salata ve içecek olarak herşey var. Meksika mutfağından fajita da var, Safranbolu kebabı da var. Yemekler pek çok kişiyi memnun edebilecek düzeyde. Pasta ve tatlı çeşitleri ise çok fazla. Ayrıca çay saati, pazar sabahı brunch gibi alternatifleri de var. Kısaca yok yok.
Notlar. Fiyat ve kalite çok iyi, mama sandalyesi var (eski), bebek bakım odası yok. Bebekle tek başına gitmek sorun olabilir, merdivenleri çıkmanız gerekir.
24 Nisan 2009 Cuma
Bilkent Salus
Bilkent Salus Restaurant. Bilkent Sports International ile yan yana.Uzun zaman sonra tekrar brunch için gittik. Hem nezih, hem de kaliteli bir yer. Pazar sabahları uzun bir kahvaltıya gidebilirsiniz. Cuma ve cumartesi akşamları canlı müzik varmış. Ön tarafında ve yan tarafında tenis kortları, ayrıca içinde pilates ve yoga yapılan salonlar var. Pazar brunch sofrası çok geniş ve doyurucu. Omlet, kahvaltılık, zeytinyağlılar, salatalar ve tatlı olarak ne ararsanız var. Taze meyva suları içmek mümkün. Sabah kahvaltıya erken başlayıp öğlen yemek yiyerek bitirmek mümkün. Alan geniş, ferah. İçerde müşteriler uzun uzun gazeteleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlar.
Notlar. Fiyat iyi, kalite iyi, seçenek çok. Bebekler için mama sandalyesi var, bebek bakım odası yok.
03 Nisan 2009 Cuma
Cafe Crown Panora
Evet yine Panoradayım. Bebekle birlikte özellikle kış aylarında fazla seçenek bulamıyoruz. Son günlerde yeni bir yer keşfettim. Aslında hep gözümün önündeydi ama ben nedense burayı pas geçmişim. Cafe Crown Panora Ankara Panora Alışveriş Merkezinde, 1. katta. Pencere kenarında oturursanız aşağıda Atakuleye kadar bir manzarayı seyredebilirsiniz. Panoranın önünde minik bir park var, yaza daha popüler olur diye düşünüyorum. Kısacası yeri güzel, menüsü de güzel. Kahveleri zaten çok çeşitli ama ben özellikle kış çayını sevdim. İçinde sanıyorum zencefil, tarçın da olan, çok güzel kokulu bir çay. Yanına da mini paniniler var, peynirli, dana jambonlu gibi. Daha ne var derseniz güzel pastaları da var. Fiyatları da uygun. Eh, daha ne olsun?
24 Şubat 2009 Salı
Num Num Panora

Panora Alışveriş merkezinin en üst katı fast-food yiyecek katı. Ankara Oran Sitesindeki bu AVM açıldığından beri çok gözde. Haftasonları gitmiyorum, çünkü adım atacak yer yok. Teras katındaki en farklı yer Num Num restaurant. Ankara'da tek. Farklı bir hava, farklı bir yer arayanlara tavsiye edebilirim. Sinema salonlarının hemen yanında. Menü Amerikan ve İtalyan karışımı olarak düzenlenmiş. Makarnalar, pizzalar, salatalar, hamburgerler ve tatlılar var. Porsiyonlar (özellikle hamburger menüleri ) doyurucu. İçecek menüsü iyi ve farklı. Alkollü- alkolsüz kokteyller, meyva suları gibi seçenekler de var. Ayrıca çocuk menüleri var, isterseniz mama sandalyesi de getiriyorlar. Tek olumsuz yanı haftasonları çok kalabalık olması ve sigara içilmesi. Ortadaki kızım bar şeklinde düzenlenmiş, geniş ekranlarda çizgi film izleyebilirsiniz. Açık mutfakta hazırlanan yemekleri görebilirsiniz. Bozkır Ankara'sında güzel bir manzarası var. Sanıyorum yaz günlerinde terası da açıyorlar, yaz günleri de denemek lazım !
not. resim Hürriyet en iyi on listesinden...
15 Aralık 2008 Pazartesi
365 Alışveriş Merkezi
Reklam yapmak değil niyetim. Sadece Çankaya bölgesinde , özellikle çocukla gidilebilecek en uygun yerleri araştırmak. Yıldız, Çankaya, Birlik civarında en uygun yer küçük ve kullanışlı 365 Alışveriş Merkezi. Fazla mağaza yok ama üst kat fast food katı aydınlık ve güneşli. Benim sevdiğim yerler Kahve Dünyası, Tchibo, Çilli, Reno , Boyner Evde , Electroworld ve SMYK mağazaları. Çocuklar için oyuncak yerleri ve tren var. Hafta içinde en üst katta müzik programları oluyor. Biz geçen hafta yılbaşı ağaçları ve süslerini de gördük, hoşumuza gitti. Fazla beklenti olmadan, kısa bir gezinti yapmak isteyenler için bir alternatif olabilir diye düşünüyorum.
29 Ekim 2008 Çarşamba
16 Nisan 2008 Çarşamba
yıldönümü

Göz açıp kapayıncaya kadar geçti bu iki yıl. Ne zaman evlendik ne zaman iki yıl oldu, ne zaman anne baba olduk hiç anlamadım bile. Benim gibi sabırsız, heyecanlı, sinirli, meraklı biri ile birlikte yaşamak nasıl sana sormak lazım. Bu ilişki için çok emek verdin ve sabır gösterdin, her zaman sevgi dolu biri oldun. Sen benim için çok değerlisin. Seni seviyorum aşkım, nice yıllara!
29 Şubat 2008 Cuma
ara zamanı
Hayatta herşeyin bir zamanı var, zamanı gelince de yaşamak gerekiyor.Yeni bir dönem , yeni bir hayat yeni bir nefes demek. Bugüne kadar kendimiz için yaşadığımız günlerden daha ilerde, farklı bir hayatı da yaşamak , öğrenmek demek. Şimdiye kadar hiç bilmediğim yeni bir dönemle tanışmaya az zaman kaldı.Yazılarıma ara verme zamanı gelmiş artık. Evde dinlenmek, kendimi yeni hayata hazırlamak zamanı. Yeni dönemle ilgili olarak diğer blogumda yazmaya devam etmek istiyorum, ileriye benden ve bizden izler kalsın diyerek. Kimbilir yeni günler bize neler getirecek?
Mart ayı bahara merhaba zamanı, yeniden merhaba diyerek nice güzel yazılarda buluşmak üzere!
Mart ayı bahara merhaba zamanı, yeniden merhaba diyerek nice güzel yazılarda buluşmak üzere!
20 Şubat 2008 Çarşamba
barok müzik
19 Şubat 2008, Anthion Chambers Orkestrası ve Barok Müzik. Yer Operet Sahnesi yani Devlet Resim ve Heykel Müzesi. Barok müzik için uygun kıyafetlerle sahneye çıkıyor sanatçılar. Bina olağanüstü güzellikte. Tarihi Türkocağı binasının restore edilmesi ile 1980 yılında faaliyete geçen Ankara Resim ve Heykel Müzesinde sergi salonları, resim atölyeleri, kütüphane ve akustik özelliğe sahip bir konser salonu bulunuyor. Bina mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından Atatürk'ün direktifleriyle 1930 yılında bitirilmiş, I. Ulusal Mimarlık döneminin en güzel eserlerinden biri olarak projelendirilmiş.Dün geceki konserde Bach, Dowland, Vivaldi, Caccini,Handel ve diğer Barok dönem bestecilerinin eserleri seslendirildi. Gecenin sürprizi ise Almanya'nın Ankara Büyükelçisinin eşinin de solist olarak konserde yer almasıydı. Ben en çok viyola ve arp dinlemeyi seviyorum, bana huzur veriyor....
15 Şubat 2008 Cuma
Modern Sabahlar
Beni daha önce sevgili blog arkadaşım yaban sobelemişti. Blog arkadaşlarından neler öğrendim? Herşeyden önce hiç tanımadığım insanlardan yardım, destek ve sevgi görebileceğimi öğrendim. İnsanların farklı sorunları ve sevinçlerini paylaşmayı öğrendim. İnternetin çok farklı amaçlarla kullanılabileceğini, karşılıklı bilgi alışverişinin ne kadar önemli olduğunu da böyle öğrendim.
Sevgili yaban senin sayende, öncelikle arkadaşlığın güzelliğini yaşadım, sonra da biraz olsun sebze yemekleri konusunda da bilgi kazandım! Ben yemek yapma konusunda son derece ilgisiz ve bilgisizim. Ne yaparsam yapayım annemin yemekleri gibi ol-mu-yor... Uğraşmak ve çaba göstermek lazım biliyorum ama bende maalesef sabır yok ki!
Fotoğraftaki 3 kişi kim, bilir misiniz? Bir ipucu, Ankara ve sabah radyo programı desem? Evet evet, onlar yani Modern Sabahlar ekibi !!! Ege Kayacan, Fahir Öğünç ve Oktay Demirci, her sabah 07- 10.00 arasında Radyo ODTU 103.1 frekansında yayın yapıyorlar. Fotoğraf 14 Şubat Sevgililer gününde Oran Panora Alışveriş Merkezinden, ilgilenenlere bilgi.
04 Şubat 2008 Pazartesi
karamsar bir post
Bugünlerde genelde karamsarım. Medyada yer alan haberleri gördükçe umutsuzluğum artıyor. Hayatımızda her şeyin daha güzel , daha umutlu olmasını isterken devamlı olarak geriye gittiğimizi düşünüyorum. Ülkemizde trafik kazaları, altyapı eksikliği, susuzluk, enerji, eğitim ve sağlık problemleri derken o kadar çok çözülmesi gereken problem var ki. Bütün bunlar bir yana bırakılıp, gereksiz ve anlamsız (bir) konu üzerinde vakit harcanmasını anlamakta zorluk çekiyorum. Okuma yazma oranımız OECD ülkeleri arasında en düşük olanı ve yine aynı 30 üye ülke arasında eğitime en az kaynak harcanan ülke de Türkiye. Bu şartlar altında uğraşmamız gereken çok önemli konular varken her gün gazeteleri açıp aynı konu(yu)ları görmekten bıktım. İlerleyen günler bize daha güzel günler getirsin diye ümit ediyorum, hayal ediyorum, istiyorum.Fotoğraf Eryaman Göksu Park Alışveriş Merkezinden. En alt katta çocukların ders alabileceği, kayabileceği güzel bir buz pateni pisti var. Çocuklu ailelere haftasonu için tavsiye edebilirim!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


