22 Ocak 2008

bana ait ne varsa

Kendimle ilgili 7 gerçek için beni sobelemiş Özlem. Aklıma gelenleri sıralıyorum:
1. aslında yumuşak, sakin biriyim ama üzerime gelindiği zaman sinirli ve huysuz oluyorum. neden böyle davrandığımı bazen ben de anlayamıyorum.
2. 18 yaşından beri araba kullanıyorum ama iyi olduğumu hiç iddia etmedim. kullanmadığım araba neredeyse yok gibidir. yurtdışında olduğum zamanlar ise trenle uzun yolculuklar yapmayı çok sevdim. burada öyle bir şansım yok.
3. gezdiğim yerlerden en çok İtalya'yı sevdim. başka bir hayat, başka bir ben olsa, mutlaka İtalya'da yaşamak isterdim. o ülkede görmediğim yer azdır, tüm tren istasyonlarını neredeyse bilirim. hayata böylesine bağlı, tutkulu, yemeyi seven başka millet tanımadım.
4. okumak ve öğrenci olmak bir tutkudur içimde. arada keşke üniversitede hoca olsaydım derim.
5. evlendikten sonra daha sakin ve huzurlu bir insan haline geldim galiba. bundan dolayı sevgili eşime teşekkür ediyorum. o böylesine sabırlı olmasa, ikimiz zor geçinirdik.
6. yabancı dillere büyük bir ilgim ve merakım vardır. İngilizce ve İtalyancayı iyi, Almancayı orta derecede anlar ve konuşabilirim. bazen de keşke filoloji okusaydım derim.
7. kitapçıları , kitapları, dergileri çok severim. bir kitapçıda saatlerce dolaşır ve oturabilirim. aklıma Glasgow'daki Waterstones ve Toronto'daki Chapters kitapçıları gelir. bir yandan kahve, bir yandan kitap kokusu ne kadar caziptir!

yine yaban seni sobelesem, artık yeter aaa dersin değil mi :-)

16 Ocak 2008

Miami Sea Aquarium

Sea Aquarium, Miami, Florida. Kuşlar, ördekler, yunuslar, foklar, papağanlar, timsahlar, kaplumbağalar, ve diğer hayvanlar. Özellikle çocuklar yunusların gösterilerine bayılıyorlar. Hava güzel, hayvanlar sevimli, dolaşması pek keyifli. Olur ya, bir gün Güney Florida, Key Biscayne civarında iseniz, ziyaret etmek isteyebilirsiniz. Çocuklu aileler tüm günlerini burada geçirebilir. Ama güzel bir günün keyfini çıkarırken, siz yine de çantalarınıza ve cüzdanlarınıza dikkat edin, yoksa benim gibi bir bakarsınız fotoğraf makineniz yok olmuş :-(
Posted by Picasa

8 Ocak 2008

mezun

Güzel bir haber. Uzun zamandır bitirmeye çalışıyordum, kısmet bu güne imiş. Dersler bitti, üzerine proje ve derken yüksek lisans tezi. Tez uzun bir süreç , gece gündüz uğraşmak gerekiyor. Tam bitti derken hocanın istekleri doğrultusunda yeniden yazmak gerekli. Yazmak, araştırmak, kaynakça bulmak, dipnotları yerleştirmek derken, vakit tamam. Tez savunması zamanı geldi, karşımda 3 profesör. Biri hukuk, biri yönetim bilimleri, diğeri işletme hocası. Ne anlattım, nasıl anlattım bilmiyorum ama, hayırlı olsun dediler! Savunduğum tezin dipnot ve kaynakça kısmını gözden geçirerek teslim etmem gerekiyor. Bunu başardığıma inanamıyorum! Efendim, darısı başınıza! Daha iyi, daha güzel tezler sizin olsun :-)

28 Aralık 2007

yeni yıl


Sevgili Hande hayatımı anlamlı kılan 7 şeyi, sevgili Kıymet ise takıntılarımı sormuş. Yeni yıla hazırlık yaptığımız bu günlerde düşündüm biraz acaba neler olabilir diye.
Hayatımı anlamlı kılan 7 şey :
Herşeyden önce sağlıklı olmak, ailemizin, sevdiklerimizin sağlıklı olmasından önemli birşey yok.
Aşkım, ailem ve beklediğimiz yeni aile üyemiz.
Yeni yıla yeni umutlarla başlamak, her zaman güzeli, iyiyi istemek.
Kitaplar, dergiler, araştırmak, okumak.
Yeni yerler görmek, gezmek, yolculuk yapmak.
Her sabah erken uyanmak, güne gülümseyerek başlayabilmek.
Hayatta olduğumuza şükretmek.
Daha sonra takıntılarım nelerdir diye düşündüm. Birşeye karar vermeden önce çok araştırmak, çok okumak ve fazlaca soru sormak bende bir takıntıdır. Bu yüzden zor karar veririm. Kırmızı, siyah takıntım varken son yıllarda mor, eflatun renklerine bir takıntım başladı. Sabahları gazeteyi ilk ben okumak isterim, kitaplarımı özenle saklamak isterim. Sabah kahvaltı yapmadan evden çıkmamaya, gece dişlerimi fırçalamaya özen gösteririm. Çok düzenli olduğumu söylemek zor, ama herşey yerli yerinde ve belli bir düzende olmalı, eşya yerlerini değiştirmeyi sevmem.

Şimdilik aklıma gelenler böyle. Yeni yıldan sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum. Bir de yeni yıla şöyle güzel bir kar yağışı ile girsek, ne güzel olurdu !

sevgili yaban, bu iki farklı sobeden hangisini cevaplamak istersen, çok sevinirim!

19 Aralık 2007

Hacı Bekir

En eski 100 Dünya Markasından biri de Ali Muhiddin Hacı Bekir. Kastamonu Araç ilçesinden İstanbul'a gelmesi 1777 yılına denk geliyor. Şimdi tam da bayram ve yılbaşı öncesi. Ankara Çankaya'da yeni açılan Hacı Bekir'e uğramak lazım. İstanbul'da sadece İstiklal Caddesindeki yerlerini biliyorum. Dükkanın arka tarafında limonata içip kurabiyelerden tatmıştım. Lokumlar, akide şekerleri, ezmeler, helva, drajeler, demirhindi şerbeti, çikolatalar, kekler, şekerlemeler, ve diğerleri. Sadece lokum çeşitlerinden bazıları : sade, güllü, fıstıklı, fındıklı, cevizli, bademli, kaymaklı, naneli, sakızlı, hurmalı, tarçınlı, zencefilli ... anneannem ve annem kişniş şekerini sever, benim şu aralar favorim ise çikolatalı kayısı şekerlemesi. Ya sizin?
Posted by Picasa

16 Aralık 2007

blog sobe

Güzel çizimleri ve tasarımlarıyla tanıdığımız sevgili Bengi beni sobelemiş. Ayrıca Margotto da komşularından yazmasını istemişti. Güzel bir resim eşliğinde cevaplarımı sıralıyorum :

1. Blogda yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Blog dünyasını ilk defa internette yemek tarifleri ararken keşfettim. İlk olarak evcini sitesiyle tanıştım ve hayran oldum. Blogumun ismini de buradan aldığım ilhamla oluşturdum.

2. Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum ?
Aslında gezicini olarak genelde gezi, yemek, kültür, sanat ve mekan konuları ile ilgili olarak yazmaya çalışıyorum. Ama bazen de günlük olarak kullanıyorum. Farklı bir konu ile ilgili olarak ikinci bir blog oluşturup orada da yazmaya başladım.

3. Blogda yazmak için bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Hayır, genelde vaktim oldukça yazmak istediklerimi önceden arşiv olarak hazırlıyorum. Fotoğraflarla da destekleyerek yazıya hazır hale gtiriyorum. Bazen evde, bazen ofiste yazıyorum.

4. Blogda yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Hayır, yazdıklarımı bazen bir günlük olarak yayınlıyorum. Güncelleme konusunda istikrarlı değilim, bazen bir hafta bazen daha uzun sürelerde güncelleyebiliyorum.

5. Blogda yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Şimdilik özel bir düşüncem yok. Yazmayı sevdiğim, imkanlarım izin verdiği ölçüde devam etmeyi düşünüyorum.

Blog arkadaşlarımdan Yaban , acaba sobemi kabul etmek ister misin?

10 Aralık 2007

Göcek

Sonbaharda Göcek. Tatilden kalan resimlerden birkaç kare. Kapıdağ yarımadası ile Göcek körfezi arasında bulunan Göcek, küçük ama çok keyifli bir yer. Dalaman havaalanı sadece 22 km. uzaklıkta. Göcek, 1980 'li yıllardan itibaren hızla önem kazandı. Diğer turistik yerlerden farkı ise 4 marinaya sahip olması. Yat ve tekne turizminin en önemli duraklarından birisi. Ekim ayında ılık bir güneş vardı, liman yabancı tekneler ile doluydu. Farklı plajları var, Ayten koyu, İnlice, Katrancı, Sarıgerme ve Dalyan bunlardan bazıları. Biz Antalya'dan Bodrum'a bu yol üzerinden devam ettik, şimdi orada bir cafede oturup, denizi seyretmek vardı :-)
Posted by Picasa

4 Aralık 2007

Hocam Piknik


Ankara'da kumpir yemek için belki de tek yer, bence en iyilerden birisi. ODTÜ kampüsünün içinde Çarşı vardır, içinde de Hocam Piknik. Senelerden beri aynı yerde, aynı kalitede. Haftaiçi öğlenleri, haftasonu ise tüm gün müşterileri var. Sade, karışık, tereyağlı, zeytinli, rus salatalı, mısırlı, turşulu veya nasıl isterseniz öyle. Kumpir dışında ızgaraları, kısırı, makarna salatası da denemeye değer. 'Bir rus salatalı-kaşarlı kumpir hocam' diyorum , yanına da bir bardak taze sıkılmış portakal suyu, mımmmm!

26 Kasım 2007

Bilkent Senfoni Orkestrası

24 Kasım akşamı Bilkent Senfoni Orkestrası konserine gittik. Şef Emil Tabakov yönetiminde, orkestra Debussy, Chausson, Ravel ve Bizet-Shchedrin 'den eserler seslendirildi. Konuk keman sanatçısı Pierre Amoyal, halen Lausanne Konservatuarında ders vermekte. Sanatçı, 1991 yılında İtalya'da bulmuş olduğu dünyanın en ünlü enstrümanlarından biri olan 1717 yapımı Kochansky Stradivarius ile sanatını icra ediyor. Konserin ikinci yarısındaki Carmen suiti özellikle ilgi gördü.
Bu kış Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) salonu tadilatta, konserleri farklı salonlarda . Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO) ise düzenli olarak konserlere devam ediyor.
8 Aralık 2007 Cumartesi programında ise Jean-Phillippe Collard'dan piyano konçertosu var. Konserler 96.6 frekansından yayın yapan Radyo Bilkent'te bir sonraki pazartesi günleri yayınlanıyor. Ayrıntılı bilgi için www.bso.bilkent.edu.tr adresini ziyaret edebilirsiniz ..

23 Kasım 2007

güle güle

Şimdi blogları gezerken blogcu arkadaslardan Esra'nın vefat ettigini üzülerek öğrendim. Diyecek birşey bulamıyorum, boğazım düğümlendi. Allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır versin.
taziye için http://esranintaziyedefteri.blogspot.com/ adresine uğrayabilirsiniz.