26 Kasım 2007

Bilkent Senfoni Orkestrası

24 Kasım akşamı Bilkent Senfoni Orkestrası konserine gittik. Şef Emil Tabakov yönetiminde, orkestra Debussy, Chausson, Ravel ve Bizet-Shchedrin 'den eserler seslendirildi. Konuk keman sanatçısı Pierre Amoyal, halen Lausanne Konservatuarında ders vermekte. Sanatçı, 1991 yılında İtalya'da bulmuş olduğu dünyanın en ünlü enstrümanlarından biri olan 1717 yapımı Kochansky Stradivarius ile sanatını icra ediyor. Konserin ikinci yarısındaki Carmen suiti özellikle ilgi gördü.
Bu kış Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) salonu tadilatta, konserleri farklı salonlarda . Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO) ise düzenli olarak konserlere devam ediyor.
8 Aralık 2007 Cumartesi programında ise Jean-Phillippe Collard'dan piyano konçertosu var. Konserler 96.6 frekansından yayın yapan Radyo Bilkent'te bir sonraki pazartesi günleri yayınlanıyor. Ayrıntılı bilgi için www.bso.bilkent.edu.tr adresini ziyaret edebilirsiniz ..

23 Kasım 2007

güle güle

Şimdi blogları gezerken blogcu arkadaslardan Esra'nın vefat ettigini üzülerek öğrendim. Diyecek birşey bulamıyorum, boğazım düğümlendi. Allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır versin.
taziye için http://esranintaziyedefteri.blogspot.com/ adresine uğrayabilirsiniz.

Tchibo

Alman Tchibo kahvelerini denediniz mi? Ankara'da açıldığını gördüğüm ilk günden beri izlemedeyim, önce AnkaMall, sonra CEPA, şimdi de Oran Sitesindeki yeni açılan Panora Alışveriş Merkezinin içinde Tchibo mağazalarının üçüncüsü açıldı. Ben de hemen etrafa bakıyorum neler var diye. Kahve bölümünde öğütülmüş kahve, çekirdek kahve, özel üretim kahveler ve espresso var. Benim tercihim ise güzelim cappuccino. Hımm, mis gibi kokuyor! Ayrıca mağazalarda her iki haftada bir değişen temalarla yeni ürünler satılıyor. Aklınıza gelebilecek her türlü ürün var, fiyatları da uygun. Benden tavsiye, uğramakta fayda var.
not. 28 Kasım 2007'de başlayan yeni tema Pistlerde1Numara, 12 Aralıktan itibaren ise YeniYılaKırmızı Merhaba!

20 Kasım 2007

yenilik zamanı

Hayatta ara sıra ufak değişiklikler yapmak iyidir. Benim için blog yenileme zamanı da gelmişti. Eh, kısmet bugüne imiş. Ankara'daki sevgili blogcu arkadaşım Bengi'nin eskiz defterini takip edenler, ne kadar başarılı olduğunu görmüşlerdir. Bengi Tübitak Bilim Çocuk dergisi için çizimler, illüstrasyonlar ile uğraşırken, aynı zamanda banner tasarımları da yapıyor. Kısacası elinden çok iş geliyor, çok da yaratıcı.
Bengi benim için güzel bir başlık, profil ve nazar boncuğu tasarladı. Biraz Bodrum'u, biraz denizi, biraz da begonvilleri hatırlatsın istedim. Sağolsun, tam da ortaya böyle bir tasarım çıktı. Emekleri ve sabrı için teşekkür ediyorum, eline sağlık Bengi'cim. Günlerimiz hep böyle aydınlık olsun!

17 Kasım 2007

Ahlatlıbel

Sonbahar kışa dönüyor. Ağaçların yaprakları önce kırmızıya sonra da sarıya dönüyor. Şimdi doğada uzun yürüyüşler yapma zamanı. Hem kendimi kışa hazırlamak istiyorum, hem de doğanın yeni bir mevsime hazırlanışını görmek. Bunu için en güzel yerlerden birisi de Ahlatlıbel tesisleri. İncek yoluna girdiğimizde hemen solumuzda Çankaya Belediyesi tesisleri bizi bekliyor. Piknik yapmak için, yürüyüş için, gözleme yemek için güzel bir yer burası. Uçurtma uçuran çocuklar var etrafta, torunlarıyla yürüyüş yapanlar da. Farklı aktiviteler arayanlar için de golf, tenis sahaları da var. Biraz yürümek , hareket etmek bedenime iyi gelir ruhuma da...

29 Ekim 2007

Cumhuriyetimizin 84.yılı kutlu olsun!


Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk İstikbalinin evladı!

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

20 Ekim 1927




8 Ekim 2007

sonbahar

Aslında sevmezdim ben bu sonbahar mevsimini. Kazaklar, montlar, soğuk hava derken içim üşümeye başlar hemencecik. Fakat ne olduysa bu sene oldu. Benim gibi bir haziran doğumlu bile, artık havalar soğusa da, yağmur yağsa demeye başladı. Yazlıkları kaldırdım, kışlıklar ortaya çıktı, kazaklar da güzelmiş canım, demeye başladım. Bir de aylardan sonra Ankara'ya yağmur yağdı ya, çok mutlu oldum. (biliyorum sadece 10-15 dakika sürdü diyeceksiniz ama buna da şükür!) Akşamları televizyonun karşısına geçsem, sıcak bir sütlü kahve veya yaseminli çay içsem, battaniyenin altına kıvrılsam, ohh ne keyif. Kışın gelmesini ve kar yağmasını hayal ediyorum, hatta dışarda karda yürümek bile ne güzeldir.
Soğuklar daha gelmeden kısa bir yolculuk yapma vakti geldi. Şimdiden nice sağlıklı, mutlu ve sevdiklerinizle birlikte olacağınız bayramlar diliyorum. Ekim ayındaki son güneşli günleri değerlendirmek üzere...

4 Ekim 2007

salatalar

giriş notu. lütfen bu yazı ve resimleri iftar sonrasına saklayın!
ben salata severim, hemen her çeşit salata severim. Öncelikle bol yeşillik, maydanoz, roka,tere, nane, sonra domates, salatalık ve havuç, belki yanına ızgara tavuk veya et. Üzerine sos olarak limon ve zeytinyağı karışımını tercih ederim, ama farklı soslar da güzel olabilir. Kış geliyor, artık mevsiminde domates ve salatalık olmayabilir ama biz de beyaz ve kırmızı lahana ekleriz, bir de semizotu. Soğuk kış günlerinde bir kase sıcak çorba ile ne kadar güzel olur, değil mi?
Fotoğraflardaki salataların bir tanesi Ankara dışından, şeklinden anlaşılıyor, değil mi? Diğerleri ise Budakaltı, Gloria Jean's ve Liva pastanelerinden...

27 Eylül 2007

yine köfte

giriş notu. herkese nice güzel Ramazan günleri diliyorum, bu yazı iftar sonrası okunabilir ...

Bodrum civarında köfte mi yemek istiyorsunuz ? İki yer önerebilirim, Kavaklı Köfte ve Sakallı restaurant. Biri Bodrum'un içinde biri de Yalıkavak'ta. Yalıkavak'ta çarşının içindeki Kavaklı köfteci, Hürriyet gazetesinin en iyiler listesine girmiş, herkesin bir kere uğradığı bir yer. Eti özel, ekmekleri taş frınlarından, piyaz için kullanılan fasulye ise Yozgat'tan geliyor. Diğer yer ise Bodrum çarşının tam ortasında, bir esnaf lokantası. Her gün farklı sebze yemekleri olan lokantada köfte özel olarak hazırlanıyor ve günün her saati müşterisi var. Bodrum'un en eskilerinden olan Sakallı'da oturup asırlık okaliptüs ağacını seyretmek ise ayrı bir keyif...Posted by Picasa

16 Eylül 2007

severim

Bir oyun oynanıyor bloglar arasında, sevgili periliköşk ve sevgili eda bana sobe demisler. Baktım, herkes sevdigi üç şeyi yazıyor. Ben de o zaman Bodrum'dan kareler eşliğinde yazayım dedim.
Gezmeyi çok severim, ne zaman, nerede olursam olayım, yeter ki farklı şeyler göreyim. Devamlı aynı yerde olmaktan aynı şeyleri yapmaktan hemen bıkarım. Bodrum'u severim, İtalya'yı severim, yolculuk yapmayı severim...
Araştırmak, okumak, kitap ve dergilerin içinde kaybolmayı severim. Evin her yeri kütüphane olsa, sıra sıra dergilerim olsa, ben de her gün yeni birşeyler öğrensem ne güzel olur..
Ailemi severim, aşkımı severim, onlarla birlikte güzel zamanlar geçirmeyi severim.
Aslında daha insanın sevdiği ne kadar çok şey var. Ama sadece 3 başlık altında yazayım dedim. Ben de , eğer ki kabul ederse, Kıymet'e gönderiyorum bu mesajı, sen neler seversin?