17 Mayıs 2007

Şahane Düğün

Ankara Küçük Tiyatro. Benim küçük yaşlarımdan itibaren bildiğim yerde, Gençlik Parkı(?!) nin tam karşısındaki büyük bina. Oda Tiyatrosu da burada. İçeriye girdiğim andan itibaren duvarlara, avizelere bakmaktan kendimi alamıyorum. Neden bilmem ama sanki eski Ankara'ya ait izler arıyorum etrafta. Devlet tiyatrosu , 1 Ekim 1949 tarihinde Cevat Fehmi Başkut'un 'Küçük Şehir' adlı oyunu ile burada açılmış.
Oyun. Şahane Düğün. Yazan. Robin Hawdon, çeviren özcan Özer. Oyuncular Meltem Baytok, Okan Şenozan, Tolga Çiftçi, Aslı Kılan, Hülya Gülşen Irmak ve Pervin Ünalp. Oyuncular bize Ferhunde Hanımlar dizisinden tanıdık geliyor. Konu ise evlilik ve insanlar arasındaki ilişkiler. Gelin ve damat evlilik öncesinde ilişkilerini sorgular ve sonrası olayların akışı değişir. Evde TV dizilerini izlemeye o kadar alışmışım ki, böylesine canlı bir oyun seyretmek çok güzel geldi. Daha yoğun olarak oyunları takip etmek lazım, bu güzel oyunlara destek vermek lazım diyerek ayrılıyoruz tiyatrodan.

16 Mayıs 2007

Sicilya

Sicilya veya Akdeniz'in en büyük adası. Hayatımın 2 yılını geçirdiğim güzel Akdeniz adası. Bir çok insan sadece Baba filmlerinden bilir, bu filmlerdeki en önemli yer Corleone'dir. Corleone denilen kasaba, Palermo'nun 50 km güneyinde, diğer Sicilya köylerinden farksızdır. Sicilya dağlıktır, deprem kuşağı hemen kuzeyinden geçtiği için sarsıntılar çok sıradandır. Denize dik yamaçlardan inilir, özellikle Palermo ve Katanya civarındaki plajlar kumlarıyla bilinir. Katanya (ve Etna yanardağı )çevresindeki topraklar çok verimlidir, limon, portakal, domates üretilir, şarapları da son yıllarda hızla önem kazanmaktadır. Kaktüs meyvasından ( fichi d'india) dondurma, tatlı, hatta likör yapılır. Sicilya'lılar, İtalyanız demezler, Sicilya'lıyım derler. Konuştukları dil, özellikle büyük şehirlerde anlaşılabilir, ama küçük köylerde halen Sicilyaca konuşulur.
Sicilya İtalya'dan Messina boğazı ile ayrılır, karşıya feribotlarla geçis yıllardır devam etmektedir. Adanın etrafında volkanik çok fazla ada vardır. Eolie,Ustica, Stromboli, Volcano, Pantellerina adaları turistik oldukları kadar, kaçak göçmenlerin uğrak yeridir. Yazın tekneler dolusu insan bu adalara çıkarak İtalya'dan Avrupa'ya geçebilme hayalleri ile yaşar. Fakat Sicilya'nın vahşi doğası genelde bu hayallere izin vermez. Doğu kıyılarına yakın olan Etna yanardağı ( 3323 m) Avrupa'nın en aktif yanardağı olarak bilinir. Bu çevrede oturan insanlar, bu dağa artık alışmışlar, dağ alevler püskürdüğü zaman bile hayatlarına devam ediyorlar. Bakalım ben bu adayı bir daha ne zaman tekrar görebileceğim ?
gezicini notu. 29 Mayısta gazetelere yansıyan, Afrika'lı göçmenlerin dramını anlatan yazı için buraya tıklayabilirsiniz.

14 Mayıs 2007

Bahar Şenliği


O zamanlar farklı mıydı, biz çok mu gençtik, bilmiyorum.. Bahar şenliği denince aklımıza panayır, eğlence, piknik, alışveriş ve de su savaşları gelirdi. Su tabancaları ile herkes birbirini ıslatır, gülüşür eğlenirdik.. Bu sene farklı bir şenlik gördüm ODTÜ'de, herşeyi fazla ticari gördüm. Algida, Eti, ilaç firmaları, aksesuar , tişört satanlar ve diğerleri. Herkes buradan değil, farklı üniversitelerden gelenler de var, bebeklerini gezdiren anneler de. Kimileri konser alanında kendini dağıtmış, kimisi çimlerin üzerinde sereserpe. Kimbilir, şimdi ben de o yaşta olsam, aynı şeyleri yapardım. Soruyorum kendime ,ben mi çok farklıydım o zamanlar, yoksa günümüzde hayat farklı mı algılanıyor? bilemiyorum hiç ...

13 Mayıs 2007

Anneler günü


Öncelikle annemin sonra annelerin ve anne adaylarının Anneler günü kutlu olsun!

12 Mayıs 2007

Tunalı'da bir teras

Ankara'da gezecek yer azdır, deniz yoktur, su (hem akarsu hem de musluk) bu bozkır topraklarına az düşer. Haftasonu veya hafta içinde nereye gitsek nerde nefes alsak diye aranır dururuz. Birkaç ay önce kış boyunca gidip geldiğim D&R mağazasının terasında bir Gloria Jean's Coffee olduğunu keşfettim. Nasıl oldu derseniz, zor oldu. Öncelikle binanın en üst katına kadar çıkmak, sonra da etrafa bakınmak gerekiyor. Sonra terasa çıkınca aaa ne güzelmiş diyip hemen oturuyorsunuz. Ankara'da yıkılan yollardan, bozulan düzenden geriye kalan(varsa) ağaçları buradan seyrettim, acaba bu şehir(!) 10 yıl sonra neye dönüşecek diye merak ettim. Yine de bahar gelmiş, güneş çıkmış, mutlu oldum, gülümsedim...

9 Mayıs 2007

İnkumu

Bartın'ın plajı, veya İnkumu. Bartına'a sadece 15 km uzaklıkta. Amasra'ya son yıllarda verilen önem, İnkumu'ndan esirgeniyor sanki. Aslında öyle güzel kumsalı var ki. Biz kışın oradaydık, yani upuzun bir plaj boyunca sessizlik. Derler ki, yazın tüm Bartın İnkumuna taşınırmış. Batı Karadeniz kıyılarına özel dağlar ve yeşil ormanlar içinde alabildiğine güzellikte deniz. Yazın değilse bile bahar günlerinde gitmek, dolaşmak, uzun kumsalda (nerdeyse 3km) yürüyüş yapmak bana iyi gelir, ruhuma iyi gelir :-)

8 Mayıs 2007

Ordaa bir köy var uzaktaa..


Kerpiç evler, koyunlar, inekler, köpekler. Sessizlik. Etraf göz alabildiğince sarı ve yeşil. Yeşil renkler ağaç değil, sadece buğday tarlası. Küçük köyler, yaşlı insanlar, terk edilmiş evler. Uzakta değiliz, Ankara'ya sadece 200 km mesafede, Kırşehir-Kayseri arasındayız. Çoğu büyük kentlere veya kasabalara göç etmiş. Buğday tarlalarında su az, yağmur desen yılda belki birkaç kez . Bizim köylerimiz, Orta Anadolu'dan manzaralar hemen hemen birbirine benziyor galiba :)
not. fotoğraflar 06 Mayıs 2007 Mucur Hıdrellez şenliklerinden....

4 Mayıs 2007

happy birthday to you :-)

Bugün sevgili kardeşimin doğumgünü ! nice sağlıklı, huzurlu, güzel yıllara inşallah!
not. kardeşim Kanada'da olduğu için buradan ancak sanal bir pasta ve balonlar gönderebiliyorum, inşallah artık geldiği zaman kutlarız :-)


2 Mayıs 2007

salata


Evet, evet, ben bir salata severim. Yeni keşfetmedim aslında her zaman öyleydim. Bazen rejim yüzünden, bazen bahar yorgunluğuna ilaç olarak, az -et-yer olduğuma kendimi inandırmak için, vesaire vesaire. Salata iyidir, sağlıklıdır, bana iyi gelir. Evde yaparsam mutlaka yeşillik, domates, salatalık, semizotu, maydanoz, nane, dereotu olsun isterim. Üzerine de mutlaka sızma zeytinyağı ve de limon mümkünse. Dışarda yiyeceksek, sadece salata yediğim zamanlar çoktur. Birkaç yer vardır salatasını çok sevdiğim, Budakaltı Şefin salatası veya Liva'da Sezar salatası gibi. Hımm, bu arada Amasra salatasına özel not düşmek lazım. Bol yeşillik, havuç, turp, maydanoz ve zeytinyağı ile yapılan bu salatanın şekli de pek özeldir !

1 Mayıs 2007

eski arkadaşlar

Herkesin eski arkadaşları vardır di mi, ya çocukluktan ya ilkokuldan ya da kapı komşusu. Defne'nin sayfasını okurken, benim de aklıma arkadaşlarım düştü. En eskileri Oya ve Bilge'dir herhalde. O zamanlar Ayrancı'da, Hoşdere Caddesine yakın biryerlere taşınmıştık. Ben ve kardeşim yeni apartman komşularımızla tanıştık, bana bakan iki küçük kızı ilk o zaman gördüm işte. Oya ile halen aynı şehirdeyiz ,görüşürüz, en azından haftasonlarına birşeyler yapmak için. Bir diğeri ise sevgili Özlem. Onun yurtdışına taşınmasından bu yana artık yılda bir veya iki görüşebiliyoruz. Onu ilk gördüğüm zaman ise o zaman çalıştığımız Türk Traktör fabrikası idi. Yıllar geçti, ordan ayrıldık, farklı şirketlere geçtik, farklı şehirlere, sonra da farklı ülkelere. Olsun, sağlık olsun, biz yine görüşebiliyoruz. Ve tabii ki Yeşim. Hem iyi günümde hem de kötü günümde devamlı yanımda olan Yeşim. Ona buradan herşey için teşekkür ediyorum, iyi ki varsın! Anlıyorum ki, herkesin hayatında gelen geçenler var, bir de kalıcı olanlar. Birlikte birşeyler yapabilmek güzel , hayat güzel :-)